Ana Sayfa
Özgeçmiş

Bugün 1 Temmuz

Bugün 1 Temmuz, “denizcilik ve kabotaj”bayramı.

Neden ve nasıl “bayram”olduğunu ilgililerin duygusuz ve klâsik, ezberlenmiş söylemlerinden öğrenmedik; o günleri yüreğimizde hissederek biliyoruz, “kutluyorum”.

Canlarını ortaya koyup bu ülkeye özgürlüğü hediye edenlere, “denizciliği büyük ülkü”yapana; daha “kabotaj”kelimesi ile “bayram”kelimesinin bir araya gelmesine altı ay varken şu tespiti yapana saygımdan “kutluyorum”:

...

Efendiler, tarih, milletlerin yükselme ve düşmesi sebeplerini ararken birçok siyasî, askerî, sosyal nedenler bulmakta ve saymaktadır. Şüphe yok, bütün bu nedenler, sosyal olaylar da etkilidir. Fakat bir milletin doğrudan doğruya hayatıyla, yükselmesiyle, düşmesiyle ilgili ve ilişkili olan milletin ekonomisidir. Tarihin ve tecrübenin belirlediği bu gerçek, bizim millî hayatımızda ve millî tarihimizde de tamamen görülmüştür. Gerçekten Türk tarihi araştırılırsa bütün yükselme ve düşme sebeplerinin bir iktisat meselesinden başka bir şey olmadığı anlaşılır.

...

“Kutluyorum”da heyhât, bir bütünün büyük ailelerinden emekçigiller ailesinin gemicigillerin darmadağınık hâli bu kutlamaya hüzün katıyor.

“Kutluyorum”da heyhât, ana kökün dalları birbirini inkârla, kardeşler birbirinin gözünü oymakla meşgûl. El ele verip de ülkeyi sırtlanmıyorlar, yüklenmiyorlar.

Ayakkabısının bağını toplamaktan aciz fertleri ortalığa saçılmış darmadağınık gemicigiller; hâlâ kırk elli yıl önceki kafayla bu işlerin yürüyeceğini zanneden, düştüğü çukuru fark etmeyen sermayecigiller; “benden başka kimse bilmez”egosu tavan yapmış akılcıgiller; tam da bu büyük aileye lâyık bir idarecigiller!

İşte bayram.

Kutluyorum.

Denizi kıçtan alıp dümenini akışına kırarsan nereye gideceğin bellidir:

Hiçbir yere!

Hiçbir yere giden gemicilerin yüzdürdüğü hiçbir yere giden gemiler ile ulaşacağın liman “hiçlik”olur.

Yüz yıl önce cebine koyduklarını yavaş yavaş, ellerini ovuşturarak cebinden çıkaranların yüzlerindeki istihzâ dolu iğrenç gülümsemeleri görüyor, bu bayramı onların inadına “kutluyorum”.

“Kutluyorum”, çünkü hâlâ aşamadıkları, asla aşamayacakları “iman dolu göğsüm gibi serhaddim var”, hâlâ var.

“Kutluyorum”, çünkü “ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım”.

Bu bayramı bütün benliğimde duyarak, hüznü ve gururu ile “kutluyorum”.

Biliyorum, ben bu duygularla her bayramımı kutladıkça hem yurduma hem evrene barışı getireceğim, pruvam hep netâ olacak!

“Mazlum milletlere”örnek bir milletin ferdi olarak biliyorum ki ben bu bayramı kutladıkça onların yüzlerindeki istihzâ dolu iğrenç gülümseme silinecek, yerini yüz yıl önceki hayran ama kıskançlıkla karışık korku dolu boş bakışa bırakacak.

Pruvanız netâ olsun!

Yakup Korkmaz

Tuzla İstanbul

201807010648

yakupkorkmaz.com © denizci